Bu makale, sanat alanında uzman SkyTablo editörleri tarafından araştırılmış, hazırlanmış ve editöryal standartlarımıza uygun şekilde yayınlanmıştır.
Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul’un Sarıyer ilçesinde, Emirgan sahilinin hemen üzerinde yer alan eşsiz bir sanat ve kültür merkezidir. Ziyaretçilerine Osmanlı dönemi hat sanatından Cumhuriyet dönemi Türk resmine kadar 500 yıllık bir sanatsal mirası, Boğaziçi’nin nefes kesici manzarası eşliğinde sunar. Şehrin gürültüsünden uzak, asırlık ağaçlarla çevrili bu müze, sadece barındırdığı eserlerle değil, aynı zamanda tarihi mimarisi ve ödüllü sergileme alanlarıyla da dikkat çeker. İstanbul gezi rotalarında İstanbul Müzeleri listesinin en prestijli duraklarından biri olan kurum, Salvador Dalí, Picasso ve Monet gibi küresel sanat devlerinin eserlerini Türkiye’ye getirerek uluslararası alanda büyük bir repütasyon kazanmıştır.
Bu detaylı rehberde, halk arasında “Atlı Köşk” olarak bilinen tarihi binanın müzeye dönüşüm serüvenini, daimi koleksiyonlarda yer alan nadide eserleri ve gezinizi en verimli şekilde planlamanızı sağlayacak pratik ziyaret bilgilerini adım adım keşfedeceksiniz.
Sakıp Sabancı Müzesi Tarihi
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, iş insanı ve koleksiyoner Sakıp Sabancı’nın kişisel sanat koleksiyonunu ve uzun yıllar yaşadığı köşkü 1998 yılında Sabancı Üniversitesi’ne bağışlamasıyla resmi bir kurumsal yapıya kavuşmuştur. Restorasyon ve galeri ekleme çalışmalarının ardından müze, 2002 yılında kapılarını halka açarak Türkiye’nin en modern özel müzelerinden biri olarak faaliyete başlamıştır. Müze yönetimi, 2005 yılında ana binanın altına uluslararası standartlarda, 3.200 metrekarelik devasa bir geçici sergi alanı inşa ederek kurumun kapasitesini üç katına çıkarmıştır. Bu genişleme, müzenin küresel çaptaki devasa sergilere ev sahipliği yapmasını sağlamış ve İstanbul’un kültür turizmine milyonlarca yeni ziyaretçi kazandırmıştır.
Atlı Köşk’ün Tarihi: Özel Malikâneden Sanat Merkezine Dönüşüm

Atlı Köşk, 1925 yılında Mısır Hidiv ailesinden Prens Mehmed Ali Hasan tarafından İtalyan mimar Edouard De Nari’ye yazlık bir malikâne olarak inşa ettirilmiştir. Hacı Ömer Sabancı, 1951 yılında bu görkemli yapıyı satın alarak Sabancı ailesinin kalıcı yazlık konutu haline getirmiş, 1966 yılından itibaren ise Sakıp Sabancı burayı sürekli ikametgah olarak kullanmıştır. Binanın mimarisi, geleneksel Türk sivil mimarisinin öğelerini Avrupa’nın Neoklasik tasarım anlayışıyla kusursuz bir uyum içinde harmanlar.
Fransız heykeltıraş Louis-Joseph Daumas tarafından 1864 yılında Paris’te dökülen bronz at heykeli, 1951 yılında Mahmud Muhtar Paşa’nın Moda’daki mermer köşkünde düzenlenen bir müzayededen alınarak malikânenin ana bahçesine yerleştirilmiştir. Bu heykelin bahçedeki ihtişamlı duruşu, İstanbul halkının binaya “Atlı Köşk” adını vermesine neden olmuş ve yapı günümüze kadar bu isimle anılmaya devam etmiştir. At heykeli, bugün müzenin kurumsal logosuna da ilham veren en ikonik simgedir.
Sakıp Sabancı Müzesi Kalıcı Koleksiyonları ve Önemli Eserler

Kalıcı sergiler, köşkün orijinal odalarında, Sabancı ailesinin kişisel yaşam izlerini koruyacak şekilde, adeta zamanın durduğu bir atmosferde ziyaretçilere sunulur. Müzenin ana omurgasını hat sanatı, Türk resim sanatı ve antika dekoratif objeler oluşturur.
Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu
Hat koleksiyonu, Sakıp Sabancı’nın 1970 yılında ünlü hattat Mahmud Celaleddin Efendi’ye ait bir levhayı satın almasıyla başlamış ve bugün 400’den fazla eşsiz esere ulaşmıştır. Koleksiyon, 14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan 500 yıllık bir zaman diliminde üretilmiş Kuran-ı Kerim nüshalarını, padişah fermanlarını, hilye-i şerifleri ve tezhipli (altın süslemeli) el yazmalarını içerir.
Ziyaretçiler, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman ve Sami Efendi gibi Osmanlı hat sanatının zirve isimlerine ait eserleri özel iklimlendirilmiş vitrinlerde inceleme fırsatı bulur. Bu nadide koleksiyondaki estetik formlar, ev dekorasyonunda kültürel bir kimlik arayanların yazılı tablolar ve Osmanlı tabloları seçimlerine doğrudan ilham verir.
Türk Resim Sanatı Koleksiyonu
Türk Resim Sanatı Koleksiyonu, Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı sanatıyla tanıştığı 1850’li yıllardan, Cumhuriyet’in modernleşme sürecini kapsayan 1950’li yıllara kadar üretilmiş 300’ü aşkın tablodan oluşur. Osman Hamdi Bey’in ünlü “Naile Hanım” portresi, Şeker Ahmed Paşa’nın natürmortları ve Fikret Mualla’nın Paris sokaklarını resmettiği dışavurumcu eserleri bu koleksiyonun en değerli parçalarıdır. Sergi, Türk sanatçılarının yanı sıra, Ivan Aivazovsky ve Fausto Zonaro gibi İstanbul’da çalışmış ve Osmanlı sarayına hizmet etmiş Avrupalı oryantalist ressamların tablolarını da kronolojik bir düzende bir araya getirir.
Mobilya ve Dekoratif Sanatlar
Atlı Köşk odaları, Sabancı ailesinin günlük yaşamında kullandığı 18. ve 19. yüzyıl Avrupa menşeli antika mobilyaları, Sèvres porselenlerini ve devasa Bohemya kristal avizelerini orijinal yerlerinde sergiler. Altın varaklı Fransız aynaları ve Hereke halılarıyla dekore edilmiş bu salonlar, Türkiye’deki burjuva yaşam tarzının ve sanayici bir ailenin estetik zevklerinin en gerçekçi yansımasıdır. Ziyaretçiler, bu odalarda gezerken bir müzeden ziyade, yaşanmışlıklarla dolu tarihi bir evin misafiri olduklarını hissederler.
Boğaz Manzarası ve Sanat: Müze Bahçesi ve Heykel Koleksiyonu
Müze bahçesi, 18.000 metrekarelik devasa bir alana yayılmış olup, 115 farklı bitki ve ağaç türüne ev sahipliği yapan botanik bir sığınaktır. Ziyaretçiler, asırlık fıstık çamları ve manolyalar arasında yürürken, Tony Cragg ve İlhan Koman gibi çağdaş heykeltıraşların modern eserleriyle karşılaşırlar. Bahçenin denize bakan terasları, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü ve Anadolu Yakası’nı içine alan kusursuz bir panorama sunar. Doğa ve suyun bu dinlendirici uyumu, yaşam alanlarına huzur katmak isteyenler için manzara tabloları seçiminde her zaman en güçlü görsel referans olmuştur.
Sakıp Sabancı Müzesi Nerede? Emirgan’a Ulaşım ve Yol Tarifi
Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki Emirgan semtinde, Sakıp Sabancı Caddesi No:42 adresinde, doğrudan Boğaz hattı üzerinde konumlanmaktadır. Müzenin önünden geçen sahil yolu, hafta sonları yoğun trafik alsa da, muhteşem deniz manzarası sayesinde yolculuğu keyifli bir deneyime dönüştürür.
Toplu taşıma kullanacak ziyaretçiler, Kabataş veya Beşiktaş iskelelerinden hareket eden 22, 22RE veya 25E numaralı İETT otobüs hatlarına binerek doğrudan “Çınaraltı” durağında inebilirler. Deniz yolunu tercih eden misafirler ise İstinye-Çubuklu arabalı vapuru veya Boğaz hattında çalışan şehir hatları vapurlarıyla Emirgan iskelesine ulaşarak müzeye 5 dakikalık kısa bir yürüyüşle geçiş yapabilirler.
Güncel Sakıp Sabancı Müzesi Ziyaret Saatleri ve Bilet Fiyatları
Ziyaret saatleri, Pazartesi günleri hariç haftanın her günü sabah 10:00 ile akşam 18:00 arasında kesintisiz olarak devam etmektedir. Müze yönetimi, eserlerin bakımı ve yeni geçici sergilerin hazırlık süreçleri için her Pazartesi kurumu ziyarete kapalı tutar.
Giriş ücretleri, tam bilet için 150 TL, öğrenci ve öğretmenler için ise indirimli olarak 50 TL seviyesinde sabitlenmiştir. 14 yaş altı çocuklar, engelli ziyaretçiler ve onlara eşlik eden bir refakatçi müzeyi haftanın her günü tamamen ücretsiz olarak gezme hakkına sahiptir. Biletlerinizi müzenin ana girişindeki gişelerden nakit veya kredi kartıyla anında temin edebilirsiniz.
Ücretsiz Ziyaret Fırsatı: SSM Salı Günü Girişleri
Salı günleri, Sakıp Sabancı Müzesi’nin sanatı toplumun her kesimine ulaştırmak amacıyla yıllardır sürdürdüğü en özel gündür. Her Salı, sabah 10:00’dan akşam 18:00’e kadar tüm ziyaretçiler müzeyi hiçbir ücret ödemeden, tamamen bedelsiz olarak gezebilirler. Bu uygulama sayesinde öğrenciler, aileler ve sanatseverler, hem kalıcı koleksiyonları hem de o dönem sergilenen devasa uluslararası geçici sergileri bütçe engeline takılmadan keşfetme şansı yakalar.